Bilginin Asalağı Olmak

Oldum olası her duruma,her olaya bir aforizması olan insan kişilerine hayranlık ile bakmışımdır.Gözlemleri iyi olan bir adam olarak anlık aforizmalar konusunda kendimi çok yeterli bulmuyorum.Sanırım bu konu ayrı bir yetenek gerektiriyor.

Kendi adıma konuşursam yazmak,en az üç-dört aşamayla becerebildiğim atraksiyonlar bütünü.Bu atraksiyonlar sırasıyla konu,taslak,yazı ve okuma ile oluşuyor.Önce gözlem ile varılan bir konu,sonrasında konunun,satır başları şeklinde
kağıta aktarılmasıyla oluşan bir taslak,onun ardından kelimeleri kulaklarından tırtıklayarak taslağı bir şekilde yazıya dönüştürmek ve son olarak sayısızca okumak.!

Siz bu kadar zahmetli iş mi olur diye düşünürken,ben daha zahmetli olanını söyleyeyim size "Okumak."

Düşünün anne ve babanız size okuma alışkanlığı kazandıracak yaşı çoktan geçmiş olduğu için bütün bu yük
sizin omuzlarınız da hayatla cebelleşiyorsunuz.

Bir şeyler yetmiyor size hep biraz daha öğrenmek istiyorsunuz,öğrenmek için okuyorsunuz.Yaşıtların gezip tozarken sen ya okuyorsun ya da senden çokça büyük olan insanlarla vakit geçiyorsun.
Aslında bütün derdin bir nebze olsun senden daha fazla yaş eskitmiş ve yahut okuyarak ilim sahibi olan kişilerden iyiye dair nemalanmak!

Yani tabir i caizse bilginin asalağı olmak için uğraşmak.!!

Buna rağmen hala bir halt olamamak tamamen benim aptallığımla alakalı bir şeydir.Hiç kimse sorumlu değildir.

D-lere,T diyerek büyüyen bir adamdan bundan fazlası çıkmaz kusura bakmayın!

Çok dağınık yaşadığım ve yazdığım doğrudur.Bu hayatta konu bütünlüğü yok iken yazı da niye konu bütünlüğü aranıyorsa artık.
Yine doğru olan bir şey yazıların bu platform için çok uzun olduğudur amma ve lakin ben yazıları burda siz daha kolay ulaşın diye yayımlıyorum yoksa blog benim için yeterli bir alandır.

Dedim ya dağınık yazıyorum,bak nerden nereye geldim.Başında okuduğunuz cümlelere konuyu bağlamak için emin olun ben de götümü yırtıyorum.

Olduğu kadar!!

Şimdi bunları niye yazdım bilmiyorum.Bir mekânın en sode yerinde oturmuş etrafta oluşan bir durum için aforizma yazayım diye girdim yazma kapısından ama yine beceremedim heralde uzayınca uzadı.

Oysa yan masada ki zar sesleri ile karşı masada ki aşık hatunun konuşmaları birbirine karışınca ve masada ki çayın bildiğin sidik gibi olmasına söverek çıkacaktım.

Olmadı.!

Ne hatuna, ne zara,ne çaya ne de bunların en sode yerde beni bulmasına sövemeden afkurdum durdum!

Bununla beraber heralde kimse bu yazıdan bir şey anlamayacak ve bana sövmeye başlayacak!

Siz başlamadan önce ben başlayayım, zarının da,çayının da,aşkının da taa .mına koyayım.!

Ha bu arada aslolan "Okumak"tır,Beğenmek değil.!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayat Çelişkisi

Hayat Manifestosu Volume IV

Mezarım